"her an; aynı anda hem kavuşma
hem de ayrılıktır
eğer görmeyi ve yaşamayı seçersek" dedi kadın..
donuk bir halde...
ve gözlerini engin maviliği öylesine kirleten şehir görüntüsünden çekip
adama yöneltti...
onun gözlerine baktı.. ya da öyle bir şey..
bunu neden yaptığını o da bilmiyordu ya...
çünkü orada kendi yansımasını ta başından beri hiç görmemişti...
yine görmemeyi umarak baktı...
o deliklerden içeri süzülen
adamın kalbine gömülü diğer kadınlara
son kez baktı...
"ben gidiyorum" diye ekledi kadın...
"beni sürekli itmenden yoruldum..
senin, seni iteni beklerken ki sızlanmalarından da usandım...
kendini layık gördüğün kişi kadar özgürsün...
ben bu alanda yokum... hiç bir zaman da olmadım...
her şey yanılsamalardan ibaretti...
hepsi bu..."
her konuşma; hem hayal
hem de gerçektir diye geçirdi içinden...
ve kaldığı satırdan okumaya devam etti kadın..
bir kez daha yineleyerek onu gülümseten cümleyi...
"her anlamda birlikte olmayı istediğim ve
her anlamda benimle birlikte olmak isteyen bir erkeği
yaşamıma çekiyorum..."
güzel bir kitaptı vesselam...
"her an", 01.12.2012, hoşçakal'ın anlamını yitirdiği yerde
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder