18 Aralık 2012 Salı

bu kadar işte...

"geldi, gelecek, var mı, yok mu?" derken son üçün içindeyiz işte..
kimimiz; yıllar, aylar öncesinden araştırdık, okuduk, dinledik, paylaştık..
kimimiz son dönemde "acaba?" diye merak ettik, kulak kabarttık...
kimimiz olayı sadece dünyadaki iki köye indirgedik..
tv yapımcıları işe yarar yaramaz bir gündem yakaladı, kullanıyor sonuna kadar..
çoğu hali hazırdaki bilimin insanları "zırvalık" diyip işin içinden kendince çıkıyor..
işte öyle ortaya karışık bir 21 aralık muhabbeti döndükçe dönüyor..
herkes şu kanaate vardı ki, öyle kıyamet falan kopmayacak..

yine de, bana göre..
hala kıyamet kavramı yeterince yerine oturmadı..
bunca dönen lafın arasında,
benim takip edebildiklerimin içinde,
alternatif bir tanım, algı sunmak isteyenler çoğunlukla susturuldu...
ya da geçiştirildi...
sonuç..
çoğumuz günlük hengamenin içindeyiz hala...

bir gün herkes kendi kıyametinin farkına varacak elbette...
ben benimkinin keyfini çıkarıyorum şu aralar..
yavaş yavaş yok olurken yavaş yavaş var oluyorum...
ruh halim savrulup duruyor ve ilk defa bundan korkmuyorum..
tam tersi güveniyorum...
inişlerden çıkışım hızlandı..
omurilik farkındalığım tavan yaptı..
ağrı, sızı, acıdan uzak, derin ve merakla izlediğim bir titreşim bu..
elektriklerle bir derdim olmadı..
odamdaki lamba arka arkaya sorun çıkardı hepsi bu...
koku duyum son derece hassaslaştı...
samimi, içten, sıcak hatta misafirperver gibi görünen
her türlü tutumun arkasında var olan başka ve tam tersi niyetler çok net görünür
ve sezilir oldu..
tüm dünyada olan biten bunca kargaşa ve olumsuzluğa isyanım duruldu...
her şeyin olması gerektiği gibi olduğu kavramı yayıldıkça yayılıyor içimde..
serin, berrak bir enerji var bir tarafta..
bir tarafım çok derin bir yorgunlukta...
mona lisa'yı kavramak diyorum ben bu duruma...
en çok rekabet halinde olanların maskeleri parlaklaştı..
kendileri ya da başkaları fark etmiyor...
uçan kuşa günahını satmak isteyenlerin son demleri, biliyorum...
yeni insanlara niyet ederken..
şu aralar en çok destek verenler eskilerden..
onlarla bağım başka boyutta güçleniyor sanki..

gerçek bir paylaşım dönemine giden
bilinmedik bir tünel bu...
yazının başındaki kelimeler bile geride kaldı..
hızlı.. hızlı ve güvenli...
hem tanıdık hem de belirsiz bir süreç..
bu dönemden sonlaşan iletiler,
sonlaşan mesajlarsa bunlar..
bu kadar işte..

                                                     "bu kadar işte", 18.12.2012, dolu bir boşlukta




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder