4 Aralık 2012 Salı

aşureden seçmeler

ben kendim hiç denemedim.. 
sağolsunlar getiriyorlar.. 
ben de bereketleri gani gani artsın diye dua ederek afiyetle yiyorum...
herkesin kendi eli var, kendi lezzeti, içine kattığı sevgisi..
farklı farklı dünyalar tadıyorum sanki ben..

annem de bir süredir niyetleniyor yapmak için..
çok da güzel yapar..
hatta bu konuda epey hayranları var diyebilirim..
"senin ki başka bir güzel oluyor" diye..
yine de aldı bizimkini bir telaş..
ona göre Nuh'un Gemisinde hiç bir şey eksik kalmayacak..
malzeme listeleri hazırlandı..
şundan şu gram, bundan bu kadar bardak...
her şey güzel..
sonra birden demez mi, "buğdayları blenderdan geçirenler varmış" diye..
"imdaaat" 
işte orada dur..
olmaz olamaz.. ben en çok buğdayı seviyorum içinde..
erimesin o, yok olmasın..
keşkek değil ki bu, aşure..
o bütünlüğün içinde
her şey tek tek ağıza gelecek..
sen bulmaca çözer gibi "aaa bu da varmış" diyeceksin..
işin zevki tadı tuzu orada zaten..
yok öyle oyun bozanlık..
hem ben herkesin bu dünyada özgün bir yeri var diye attım kendimi ortalığa
sağa sola ahkam kesiyorum..
yok efendim o buğday kendi bireyselliğini koruyacak...
lütfen sen kendi bildiğin gibi yapar mısın anne..

hepimizin bir bolluk bereket tenceresi var..
o bir oyun alanı..
kimimiz taneler peşinde kimimiz meyveler ya da baharatlar..
renkli ve yaratıcı bir tencere bu...
ne kadar hayal o kadar çeşit..
ne kadar hoş görü o kadar davet...
hımmm...
kendiminkini düşünüyorum şimdi...
ben kimyonu çok severim örneğin...
hiç deneyen var mı?
aşurede yani..
duyamadım pardon 
biri "imdat" mı dedi?

                                        "aşureden seçmeler", 04.12.2012, koca tencerenin dibinde


1 yorum: