gürültülü bir gecenin içinden
usulca ve kimse görmeden
terasa çıktı kadın
kollarını yana açarak serinliği derin bir nefeste
içine çekti,
gözlerini açtı
ve başıyla dolunaya hafif bir selam verdi
onun adımlarını takip eden
ve en az onun kadar sessiz adımların
belli belirsiz sahibine bakmadan
konuşmaya başladı kadın
"gündüzü, parlak güneşi seviyorum,
aya olan duygularım ise eşsiz ve tarifsiz,
o dönemde olsaydım kesinlikle aya tapınmayı seçerdim"
adam kadının bu sözünden sonra
tuhaf bir gülümsemeyle
kadına bakmaya başlamıştı artık
kadın umursamadan devam etti
"dünyaya divane olmuş
belki de esir düşmüş
bir sarhoş sanıyorlar onu
dönüp dolanan"
evet, dolunay gerçekten çok etkileyiciydi o gece
bunun o da farkındaydı
yine de kadının nereye varacağını hala kestirememişti adam
bildik romantizm malzemesi olmayacaktı ay o gece onlara
sadece bunu anlamıştı
kadın adama verdiği süre sessizliğini yine bozdu
"oysa biz kadınlar
bedenimizle bağlıyız aya,
onun ritmiyle dans ediyoruz,
onun zamanına ayarlanmışız
ve onunla birlikte sarhoş olup dönüyoruz"
sustu ve adama döndü
donukluğu artan gözlerine bakarak devam etti
"ve er ya da geç
bedenimizi bağladığımız
bu dansa gün gelip tutuluyoruz"
adam biraz şaşkın
biraz ürkek
bir tavırla döküldü bu kez
"sanırım ben hiç
aya aşık olan bir kadın tanımadım"
ve kadın o ana kadarki tüm ciddiyetini
bir anda silen içten bir kahkaha patlattı
ve cüretkar bir biçimde adama yaklaşıp
"senin adına üzüldüm,
demek ki sen hiç gerçek bir aşık kadına
henüz rastlamadın"
aya döndü,
ona
aşık bir gülümseme ile göz kırptı,
ve geldiği gecenin içinden
sevgilisin kollarında huzurla
uyuyan bir kadın edasıyla
yeniden geçti
"aya aşık kadınlar", dolunay vakti, terasta