İzmir tam 9 yıldır uluslararası bir festivale ev sahipliği yapıyor. Bunca yıl içinde benim kendisiyle tanışmam bu yıla denk geldi. Geç kalmışlığıma hayıflansam da dönülen noktanın karını yaşadım dün gece...
Bazı gösteriler, sahne performansları vardır; önünde arkasında kalabalık kadroların olduğu, her türlü gösterişin ortaya konduğu, büyük, zengin diye sunulan şaşalı yapımlar. Güzeldirler, atmosferi sizi alıp bir masal dünyasına götürür günlük karmaşadan, kendinizi o büyülü şaşanın bir parçası sayar, değerli hissedersiniz, verdiğiniz yüzlerce liraya, dolara değer, sosyal medyada "ben de oradaydım" demeye... sonra yavaş yavaş söner büyü, gerçeğinize geri dönersiniz, perde kapanır yavaş yavaş bir parmak bal çalınmış zihninizde..
Bir de bazı gösteriler vardır; size kendinizi, yaşadığınız gerçekliğinizi gösterir. Sizin gibi sıradandır, doğaldır, bu dünyadandır malzemesi. Buruk bir masala götürür sizi; ama, zamanla sönmek için değil; zihninizde, yüreğinizde bambaşka bir perde açmaktır tek amacı. Bir iddiası yoktur. Kendi vardır sadece.
İşte öyle bir tattı benim için dün gece. Minik kuklalar dev bir yapımla devleşmedi dün. Dev bir vizyonla, yaratıcılıkla, sorgulama, yüzleşme cesareti ile devleşti. Kukla rollerimizi ulu orta bağıra çağıra.
Beyaz Adamın Maceraları... The Adventures Of White - Man
İnsana dair insanca, hem mantıkla hem yürekle, hem içinden hem dışından bir öz eleştiri... Minicik bir gösteri sahnesinde kamerayla devleşen muhteşem bir görsellik... Eşlik eden ses, oyunculuk... Bir Amerikalı aktör, geldiği kültürün ironisi, paradoksu "Beyaz Adam" üzerinden hepimizi anlatıyor, güldürüyor yerli yersiz ağlanacak halimize...
Biz "Beyaz Adam" olmakla övünen varlıklar, parçası olduğumuz bu dünyadan kendimizi ayrıştırıp, farklılıklara gözümüzü, kulağımızı, yüreğimizi kapatıp para, güç, iktidar aracılığıyla bu dünyaya sözde güzellikler, iyilikler saçmaya devam ederken gerçekten günün birinde azınlık olacak mıyız? Varlığımız, ötekileştirdiklerimiz karşısında mı küçülecek, yoksa kavrayışımız, zihniyetimiz daha bütünsel, sevgi ve birlik içeren bir bilince mi yenilecek? Ben ikincisini tüm varlığımla dilesem de Paul Zaloom'un son noktayı koyarken söylediği gibi "Göreceğiz".
"Göreceğiz", 19.03.2015, Caucozoid Sonrasında
