5 Ekim 2012 Cuma

incilerimiz..

onunla üniversite yıllarında karşılaştım ilk..
o anların sevdiğim ve sevildiğimi tanıştırmıştı..
o yüzden sanırım ayrı bir tatlıydı..
sonrasında ona çok vefalı olduğumu söyleyemem...
hani bazı dostlar vardır..
size hem çok yakın hem de uzak gibi görünen
tuhaf bir boyuttan..
konuşmaz görüşmezsiniz..
sonra bir gün bir telefon..
devam edersiniz aynen
en son bıraktığınız yerden..

geçenlerde onunla ilgili bir haber aldım
ve teyit etmek için onu görmeye gittim...
kapıdan içeri girerken gözüme ilişen ilk şey o tabela..
içerisi kalabalık, hiç bu kadarını görmemiştim..
çoğunluk ayakta...

beynelmilel bir caddenin tam göbeğindeyim..
tek kelime Türkçe bilmeyen dondurmacılar bile var artık burada..
ve ben..
bir taburenin üstünde otururken..
hüzünle karışık..
yumuşacık pandispanya..
hafif bir krema..
ve ekmek bandırılası çikolata sosuyla
"inci" den bir çatal alıyorum...

tadı damağımda..
kasadaki kadına soruyorum..
bu sorudan oldukça yorulmuş belli..
"belli değil henüz, bekliyoruz" diye yanıt veriyor bana yüzü yerde...
ve ben kapıdaki tabelaya geri dönüyorum..
"1944'den  2012'ye tam 68 yıldır sizlere hizmet ettik, her şey için teşekkür ederiz"...

pek çok anıyla yüklü..
güzel bir değerimiz daha tarih olma ihtimali ile karşı karşıya..
belli ki..
bir zamanlar karalardan geçen gemilerin izlerini..
birileri..
yüreğimize acıtarak kazımak istiyor...

                                                           02.10.2012, "incilerimiz", garip bir şehirde



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder