barış...
dillerden yüreklere inmeye başladığında
akar dalga dalga
büyür ..güçlenir..
söylemleri aşar..
barış..
onu duyumsayan insanlara yaraşır..
dengedir..
koşulsuz sevgidir..
farklılıkları kabul ederek
bu enginlikte her farklılığa
yetecek kadar
yer ve bereket olduğunu bilme halidir...
önce bir bireyin içinde filizlenir..
bugün hepimiz barış için susadıysak
belki de bu,
önce bireysel barışımız için
harika bir fırsattır..
ertelediğimiz işler mi var..
kontrol edemediğimiz kızgınlığımız mı...
yaşamak yerine bastırdığımız duygularımız..
bitmez tükenmez
sahip olma,
olma ya da bilme arzularımız mı...
affedemediklerimiz..
nedir bizi bizle amansız mücadeleye sürükleyen ?
bugün madem "barışa evet" diye yola çıktık
o zaman..
sadece bir nokta..
kendimizde bir noktayla bugün barış imzalasak...
daha inandırıcı olmaz mıyız?
dudaktan kalbe inmek için..
onu gerçekten davet etmek için..
önce kendimizle masaya oturamaz mıyız?
04.10.2012, "dudaktan kalbe", sınırda bir yer..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder