12 Şubat 2013 Salı

aşk meşk üzerine geveleme

ben şimdiden söyleyeyim de,
o gün geldiğinde gerçekten sevdalılar desinler diyeceklerini..
ne güzel olur aşık insanın kalemi..
akar, gider..
tatlı, tatlı..
şıkır, şıkır..
kaplar herkesin içini bir anda..

yine dijital güller,
parıltılı sözcükler paylaşılacak o gün,
yaşamlara yansımayan,
samimiyetten ırak,
sevgi pıtırcığı hallerine bürünecek bir dolu insan..
aşkın sevdalısı olduğunu iddia ederek üstelik..
keşke! diyorum onun yerine,
biri çıkıp da,
ciğerinin taaa dibinden..
"sewiyoruuummm uleeeyn" diye haykırsa,
biz de yüreğimizden beğensek..
"ne mutlu ona!" diyebilsek...

aşk.. sınavların en yücesi..
insanı en çok büyüteni..
istiridye kabuğu içinde bir inci tanesi..
ne kadar mutlu da olsa..
ya da bir o kadar acı dolu..
özü ve geriye kalan sadece o inci..
içindeyken ve yaşarken oluşturulan..
sonrasında paylaşılan..
ve tüm oyun bittiğinde,
başka bir boyutta uyanıldığında,
kendi kendinden özgürleşen bir inci..

aşk, ondan vazgeçenlere uğrayan
bir Tanrı misafiri..
ne kadar hazır olduğun değil,
onu nasıl ağırladığın mühim olan..
bir gün çekip gittiğinde ki,
-emin olabilirsin gidecek-,
neden seni seçtiğini kavrayabilmek
esas olan..

evet, yaşam aşkla güzel..
yine de..
aşktan bağımsız bir yaşam..
daha da güzel..

                                                   "aşk meşk üzerine geveleme", 14 şubat öncesi, kış güneşinde







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder