ahhh...ben bir esnaf olaydım..
evvel evvel zamanın birinde..
arnavut hatlı bir dilberin..
köşesine ufaktan yanaşsaydım..
sabah misiyle..
kepenkleri yukarı gıcırdatırken..
uçan kuşa "merhaba"..
şıkır şıkır da bir çay..
biraz da sardunyalara su..
eski bir radyo..
şarkılar..türküler..
ben de mırıldanırken şöylesinden böylesinden..
alsınlar götürsünler beni istedikleri yere..
fonda da tatlı bir ses...
"hayırlı işler efendiiii"
öğleden sonra bir tavla partisi..
miskin bıyıklı ayaklarımızın dibinde..
saçı örgülüler ip çevirmece..
mahallemizin topçuları da pek sağlam hani..
arada camları indirmelerinden belli...
ne mi satıyorum, ne mi yapıyorum ben burada?
hiiiç düşünmedim ki...
amaaaannn...
ben de bu keyif..
ben de bu güleryüz..
ben de bu hava olduktan sonra
ne olsa gider mi?
giderrr..
ve..
bütün evvellerin çocukları için dip köşe bir yerde
pembe beyaz leblebi şekeri
illaki de illaki olur mu?
bence olur...
"evvel evvel", 27.09.2012, uykusuz bir gecenin tam göbeği...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder