25 Temmuz 2014 Cuma

gofret gibi ;)

"nerede o eski bayramlar..." diye başlayan cümlelerin bile samimiyetini kaybettiğine inanıyorum artık, belki bu yüzden de uzak duruyorum bu serzenişlerden..
bu satırların gerisinde "bizden ne uzakta acaba?" diye soruyorum kendime sadece, biz seyrederken giden ne olabilir ki? diye..
kalabalık aile ziyaretleri mi ?
daha az aş ve ikramın naif sadeliğinde daha sıcaktı sanılan kutlamalar mı? 
yolca, gönülce uzak mesafeleri kısaltmaya bahane olan kavuşmalar mı? 
hiç biri bana çok da veda ediyor gibi gelmiyor nedense... 
başka bir şey el sallıyor, sessizce çığlıyor bizi kıvrandırırken sanki...

şekerlemeler iyice renklendi, 
tatiller çeşitlendi, 
bol dijital aromalı mesajlaşmalarımız var artık... 
sadece biz yokuz ortalıkta.. 
bayramı bayram kılan gönüller azalıyor sakince... 
sizi bilemem, benim bayramım başka birine bayram olmak, olabilmek niyetinden geçiyor.. 
gözlerinin içine bakarak onu dinlemekten, 
bir gülüşle konuşmaktan, 
anlatmadan, açıklamadan kabul etmekten, 
sebepsiz yere gül gibi koklamaktan
koklanmaktan..

bayram olmak, bayram gibi doğmak bir hayata... 
tüm takvimlerden, bekleyişlerden bağımsız, 
öyle olduğu için öyle, 
bayram olduğum için bayram, 
bayramım olduğu için kutladığım,
kutlandığım bir an olmak... 

bu bayram..
bırakıyorum isteyenleri
bayram diye yesinler onlar çikolataları..
ben bayramın kendisi olmayı seçiyorum
sırf o an canı çektiği için bir çocuğun
yüzüne gözüne bulaştırıp yediği gofret gibi...

                                                           "gofret gibi ;)", 25.07.2014, kırmızı paketin içinde

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder