23 Nisan 2020 Perşembe

Ne Mutlu İçimdeki Çocuğa


Çocukken hiç çocuk hissedemedim ben. İçimde hep bir akıllı, uslu olmamı söyleyen biri vardı ve dinlerdim hep sözünü. Şımarıklık yapmazdım, bilmezdim de. Bir isteğim için tutturmazdım, "hayır"ı anlardım. Yaşımdan daha olgun olduğum söylendi hep- ki bu beni hiç bir zaman mutlu etmedi.

23 Nisanlar kendimi çocuk hissettiğim nadir anlardı. Biz dünya çocukları olarak kutlardık o zamanlar. Her yerden akın akın gelirdi o rengarenk, cıvıl cıvıl neşeler, barış elçileri. Halit abimiz vardı, efendi efendi sunumuyla. Ne güzel danslardı onlar, ne kadar özenliydi herkes. Biz ne gurur doluyduk ev sahibi olarak. Yağmur yağardı çoğu zaman, küserdik içimizden içimizden.

Hatırlıyorum, kızamık geçirdiğim için töreni kaçırdığım bir bayramı. Ne kızmıştım o kırmızı lekelere. Bugün çocuklar hangi duygularla sahip çıkıyorlar bu bayrama bilmesem de, evde kalmak zorunda olmanın keyifsizliğini çok iyi anlıyorum o yüzden. Ah şu bayramları dar eden virüsler.

Sonradan yeşillendi, filizlendi benim içimdeki çocuk. Yaş aldıkça ben acısını daha çok çıkardı olamadığı geçmişin. Olgunluk iltifatları "kızım ne zaman büyüyeceksin sen?"lere dönüşüverdi birden. Civcivlerim bile "ece ablaaa, bir büyü artık" diye dürter beni arada. Ne mutlu bana, ne mutlu içimdeki o güzel, yaşam dolu kız çocuğuna. Hakkıdır her daim yaşaması ve kendini göstermesi.
Bugünleri geçirebiliyorsam eğer, onun sayesinde. Onun keyfi, umudu, enerjisi, merakı sayesinde. Bugün çekici geliyorsam insanlara yine onun sayesinde. 

Bugün, bayramıdır onun, dünya bayrağı altında. Barışla, huzurla dolduğu gündür. Geleceğin aydınlık kapısının önünde eteklerini tutup kocaman gülümsediği gündür. Kutlu olsun, doya doya!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder